Hizmetlerimiz

Estetik Diş Hekimliği
Oops, an error occurred! Code: 20181216044924fba33d0f
Porselen ya da kompozit materyalden yapılan ve dişlerin ön yüzeylerine özel materyaller ile yapıştırılan çok ince yaprakçıklardır. Takma tırnaklara benzerler. Veneerlerin uygulanabilmesi için dişlerin yapısal olarak sağlıklı olması gerekir.
Dişlerdeki kozmetik defektlerin ve kapanış bozukluklarının düzeltilmesinde veneerler kullanılır. Hafif eğri, renklenmiş, aralarında boşluk olan dişler ve çapraşık dişler gibi kozmetik eksiklikleri olan dişlerin görünümleri veneerler ile düzeltilebilir. Geçmişte bu eksiklerin düzeltilmesi dişlerin tüm yüzeylerinin hazırlanıp, kuron şeklinde kaplamalar yapılması ile giderilebilmekteydi. Kuronlar ile karılaştırıldığında, veneerlerin uygulanmasından önce çok daha az bir şekillendirme gerekmektedir. Bu neden anestezi gerekmemekte ya da çok az oranlarda yapılarak veneerler uygulanmaktadır. Porselen ya da kompozit materyalden yapılırlar. Porselen veneerler kompozit veneerlere göre daha dirençlidirler. Çay, kahve veya sigara lekelerine karşı kompozit veneerlerden daha dirençlidirler. Ancak kompozit veneer dişe uygulandığında dişten madde kaybı hiç olmaz ya da çok az olur. Bunun nedeni kompozit veneerlerin porselen veneerlerden çok daha ince yapılabilmesidir. Diş hekiminiz kararını sizin koşullarınıza göre verecektir. Veneer yapımında genellikle üç randevu gerekmektedir.
İlk randevunuzda diş hekiminiz, dişlerinizin veneer yapımına uygun olup olmadığını kontrol eder. Daha sonra işlemin neleri kapsadığı ve sınırlandırmaların neler olduğu konusunda sizi bilgilendirir.
İkinci randevunuzda, veneerlere yer sağlayabilmek için mineden yaklaşık 1.5 milimetre kaldırılır. Bazı vakalarda bu hazırlığa gerek yoktur. Bu işlem ağrılı değildir ancak bazı kişilerde rahatsız edici olabilmektedir. Bu nedenle lokal anestezi gerektiğinde uygulanabilir. Hazırlanmış olan dişlerinizin ölçüsü alınarak dental laboratuara gönderilir. Aynı seansta geçici veneerleriniz yapılır. Veneerlerin dişlerinize uygun olarak şekillendirilmesi dental laboratuarda gerçekleştirilmektedir. Veneerlerin tamamlanması için beş ya da yedi güne ihtiyaç vardır. Üçüncü randevuda, veneerler uygulanır. Veneerler öncelikle uyum, şekil ve renkleri açısından prova edilmek üzere su ya da gliserin ile geçici olarak dişlerinize yerleştirilir. Renk ya da şekildeki problemler ayarlanabilir. Siz veneerleri beğendikten sonra hekiminiz dişlerinizi temizler ve veneerleri yüksek yoğunluklu ışık kaynağı ile sertleşen özel yapıştırıcı maddeler ile dişlerinize yerleştirir. Tedaviden Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler Dişlerinize gelecek ters ve kuvvetli basınçlar veneerlerinizin yerinden çıkmasına neden olabilir. Bu nedenle tırnaklarınızı ısırmamalı, kalem, buz ya da diğer sert cisimleri çiğnememelisiniz. Diş fırçalama ve diş ipi kullanımına eskiden olduğu gibi devam edebilirsiniz. Yeni dişlerinize ve dolayısıyla yeni görünümünüze alışabilmeniz için biraz zaman alacaktır. Diş hekiminizi düzenli aralıklar ile ziyaret ederek veneerlerinizin durumunu kontrol ettirmelisiniz.
Güçlendirilmiş porselenden yapılırlar. Kuronların görüntüsünü pek çok şey etkilese de en önemlisi ışığa verdikleri tepkidir. Doğal dişler ışığı geçirir. Bunun sonucu olarak da dişte derinlik ve canlılık ortaya çıkar. Metal desteksiz porselen kuronların (full porselen) ışık geçirme özelliklerinden dolayı, derinlik ve canlılıkları daha fazladır böylece doğal dişe en yakın sonuçlar elde edilir.
- Full porselenler ışığı geçirdiklerinden doğal diş yapısına çok benzer bir estetik oluştururken, çok iyi yapılmış bile olsa metal porselenlerde bir donukluk ve yapaylık vardır. Bu nedenle özellikle ön dişlerde full porselenler tercih edilir.
- Metal destekli porselenler bazı ışıklarda (disko, fotoğraf makinası flaşı vb) ağızda yokmuş gibi koyu renk bir boşluk görüntüsü verirler. Full porselenler ise aynı doğal diş gibi her türlü ışığı geçirirler.
- Metal destekli porselenler mekanik olarak dişe yapıştırılırlar. Full porselenler ise mekanik ve kimyasal olarak dişe tutturulur. Bu yüzden metal desteklilere göre tutuculukları çok daha yüksektir.
- Alt yapısında metal olmadığı için kuron - diş eti hizasında koyu renk bir çizgi olmaz. Daha estetik bir görüntü sağlanır.
- Diş eti çekildiğinde, full porselenler estetik görünümlerini korurlarken, metal porselenler diş ile birleştikleri bölgede kötü bir görüntü oluştururlar.
- Alt yapıda kullanılan bazı metallere karşı (nikel vb.) oluşabilecek allerji riski full porselenlerde yoktur.
Estetik diş hekimliğinde gün geçtikçe metal içeren porselenlerden vazgeçiliyor. Daha sağlıklı daha estetik ve daha direçlilik gibi istediğimiz tum özelliklere sahip olan bu sistemde alt yapı olarak metal yerine beyaz bir alaşım olan zirkonyum kullanılır. Zirkonyum esaslı porselenleri hem ön dişlerde kullanabilecek kadar doğal olmaları, hem de arka dişlerde kullanılabilecek sağlamlıkta olmaları sebebiyle güvenle tercih etmekteyiz. bu sistemler hekimin ve hastanın hayatını daha kolay hale getirmektedir ve kişilerin yaşam kalitesini arttırmaktadır.
Klasik diş restorasyonlarında porselen uygulamalarında dayanıklılık için, porselen dişin altına metal bir alt yapı kullanılmaktaydı. Bu metal alt yapının diş etleri, diş dokusu, genel vücut sağlıgı ve en önemlisi estetik yönünden mahsurları bilindiğinden, genel anlamda metale alternatif arayışlara gidildi. Daha önce tıbbın diğer alanlarında başarıyla kullanılan zirkonyum?un diş hekimliğinde porselen metalinin yerine uygulanması ile yeni bir devir açılmış oldu. Çünkü bu yeni zirkonyum alt yapılı porselen kaplamalar mekanik direnci, biyolojik uyumluluğu ve kırılma direnci ile diğer dental materyaller arasından sıyrılmaktadır. Diş eti problemleri ve alerjiye sebep olmaz, ışık geçirme özelliği ile doğal dişlere yakın estetik ve fonksiyonu yakalamamızı sağlar. Zirkonyumun üzerine porselen konularak yapılan kuron(kaplama) ve köprüler Ceramic ve Zirkonyum kelimelerinin birleştirilmesinden oluşan CERCON kısa adı ile anılır. 900 Mpa dirence sahip sistem en yüksek fiziksel değerlerin yanında ışık geçirme özelliği doku uyumu ve birçok değişik endikasyonu kapsayarak diş hekimliğinde yepyeni bir dönem başlatmıştır. Materyalin başarısı tıp ve endüstri alanında kanıtlanmıştır. 1998 yılında başlayan araştırmalar sonucunda 2002 yılı başından itibaren klinik uygulamalara tüm dünyada geçilmiştir. Bu yeni uygulama ile hastada metal-seramik ve tam seramik restorasyonlarda oluşan estetik kaygılar kesinlikle ortadan kalkmaktadır.
- Tek diş kuron kaplamalarında.
- Arka diş eksikliklerinde hazırlanan köprülerde.
- İmplant üstü estetik kron - köprü çalışmaları.
Birçok teknik kişinin gülüşünü adeta yeniden tasarlarken bilgisayar destekli uygulamalar sıfır hatayla istenen dişlere ve gülümsemeye ulaşılmasını sağlıyor. CAD-CAM (computer aided design-computer design-computer aided manufacturing) bilgisayar yardımıyla dişlerde yeni tasarımlar anlamına gelir. Dişlerinin görünüşünden ve gülüşünden memnun olmayan bireyler bu ileri teknoloji porselen sistemleri ile istedikleri doğal dişlere ve gülüşe sahip olabiliyorlar. Dişlerin restorasyonu diş hekimi ve teknisyeni tarafından bilgisayar ortamında yapılıyor ve dişler bilgisayarlı freze tekniği ile özel hazırlanmış porselen bloklardan oluşturuluyor. Bu sistemde kullanılan porselenin içyapısında kristal veya zirkonyum bulunuyor böylece mükemmel estetik kalite ve doğallık yakalanıyor. Bugüne kadar, zirkonyum oksit üretimdeki yüksek maliyeti nedeniyle dental uygulamalarda kullanılmıyordu. Zürih Federal teknoloji enstitüsü tarafından geliştirilen bir proje sayesinde zirkonyum oksit ekonomik bir şekilde diş hekimliğinde kullanılabilir hale gelmiştir. Zirkonyum 1960 ?lı yıllardan beri tıpta da kullanılmaktadır, yapılan uzun süreli çalışmalar ile materyalin güvenilirliği kanıtlanmıştır. Zirkonyum başta kalça eklem protezleri olmak üzere vücudun çeşitli bölgelerinde çeşitli amaçlarla kullanılmış ve bugüne kadar herhangi bir yan etkisi veya zararının olmadığı, alerji yapmadığı saptanmıştır. Zirkonyum, yüksek ısılara, darbelere dayanıklı, hafif, ısı ve elektrik iletmeyen, ışık geçirebilen bir elementtir. Ayrıca ağızda tad bozukluğuna, dişeti problemlerine ve ağız kokusuna yol açmayan sağlıklı bir materyaldir. Dişlerinizden alınan ölçü ile hazırlanan model üzerine dişlerinizin bir mum modeli hazırlanmakta. Bilgisayar destekli bir cihaz bu modelden aldığı bilgiler doğrultusunda zirkonyum oksit bloğu aşındırarak dişlerinizin alt yapısını hazırlamaktadır. Aşındırılarak hazırlanan yapılar üzerine uygun renkte seramik yerleştirilerek çalışma tamamlanmaktadır. Artık yeni yüksek teknoloji ürünü olan zirkonyum oksit ile metalsiz güçlü ve estetik restorasyonlar başarıyla yapılabilmektedir.
Uygulama zamanı kısalmıştır. İstenirse kişiye bir günde yeni bir gülüş kazandırılabilir. Dişin estetik kalitesi çok yüksek, ışık geçirgenliği ve duruşu doğal diş gibidir. Kullanılan porselen blokları daha önceden fabrika şartlarında hazırlanmış porselen blokları olduğu için materyalin fiziksel özellikleri değişmez hata paylarını minimuma indirilmiştir. Ara aşamalar azaldığı için hekime zaman kazandırır.
Hayır, sıcak-soğuk hassasiyeti gelişmez. Çünkü Zirkonyum Oksidin ısı yalıtıcı özelliği vardır.
Hayır, Zirkonyum Oksit doku uyumlu bir maddedir alerji yapmaz.
Hayır, yapılan araştırmalarda diş etleri ile mükemmel uyum gösterdiği tespit edilmiştir. Elbette yaşla birlikte doğal olarak gelişen dişeti çekilmesini durduramaz. hazırlanan kaplamalar diş ve dişetiyle son derece uyumlu olacağı için dişeti iltihabına bağlı dişeti çekilmesi gelişmeyecektir.
Ağız ve diş yapınızda görmek istediğiniz değişiklikleri hekiminizin estetik ve fonksiyonla birleştirerek, size en uygun ve optimum gülümsemeyi yaratmasıdır. Toplumsal ilişkilerde ilk tanışma, karşılaşma ve ilk görüş çok önemlidir. Ahenkli yumuşak bir gülümseme her zaman pozitif bir başlangıçtır. Günümüz diş hekimliğinde doğal bir gülüş için kişinin fiziğine ve karakterine özel diş tasarımları yapılmaktadır Gülüşünüzdeki ufak bir değişiklik ile hem psikolojiniz düzelip özgüveniniz artarken hem de kişisel ilişkileriniz ve sosyal statünüzde önemli değişiklikler yaratabilirsiniz. Işık saçan bir gülümseme yüzünüzle bütünleştiğinde kendinize olan güveniniz ve mutluluğunuz karşınızdakini de ister istemez etkileyecektir. Gülüş tasarımı tüm dünyada ve özellikle Amerika'da bireylerin artan estetik talebi ile gelişmiş kişinin istekleri ile doğallık ve fonksiyonu birleştirerek mükemmel sonuçlar elde edilmiştir. Modern diş hekimliği bulunan yeni teknikler ve tasarımlar ile hekim ve hastaların bütün estetik beklentilerini karşılayacak ölçüde gelişmiştir. Kişiden kişiye değişen belli faktörler gülümsemenizi etkiler.
Gingivektomi, bir ya da daha fazla dişin etrafındaki diş eti dokusunun az bir miktarını almayı içeren küçük bir periodontal ameliyattır. Gingivektomi, hastalanmış bir dokuyu temizlemek, bir dolgu ya da kuronu diş eti çizgisinin altına yerleştirmek ya da estetik iyileştirme yapmak için gerekebilir. Bu işlem genellikle görece çabuktur ve tipik olarak operasyon sonrası vereceği ağrı azdır. Gingivoplasti için öncelikle diş taşlarınız ya da plaklar var ise mutlaka temizlenmiş olmalıdır. Lokal anestezi ile dişetleriniz uyuşturulur. Bazı özel cerrahi aletleri, koter ya da lazer gibi cihazlarla hekiminiz dişetlerinize daha önce planlanan şekli verecektir. Gingivektomi, işlem yapılacak diş sayısına göre birkaç dakika ile 1 saat arasında sürebilir. Gingivoplasti ise birkaç dakikalık bir işlemdir. Tedavi Sonrasında Yapılması Gerekenler Gingivektomi ve gingivoplasti sonrasında dişetlerinin üzerine onları koruyucu bir tip bandaj yerleştirilir. Bu bandaj işlemden sonra 10 gün boyunca dişetleri üzerinde kalmalıdır. Bandajın diş etlerinizin üzerinde bulunduğu bu 10 gün içinde yumuşak yiyecekler yenmeli, baharatlı ve kıtırlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Diş hekiminiz ya da periodondistiniz size ağrı kesici ilaç ile klorheksidinli ağız gargarası tavsiye edecektir. İyileşme periyodu sırasında, ağız içi temiz tutulmalıdır. Cerrahi alan içinde bulunan dişler, dişeti koruyucu bandaj üzerindeyken fırçalanmamalıdır. Ancak geri kalan tüm bölgelerdeki dişler fırçalanmalı ve diş ipi kullanılmalıdır. Bandaj çıkarıldıktan sonra cerrahi alandaki dişlerin çok dikkatli ve yumuşak biçimde fırçalanması gerekir. Bandaj çıkarıldıktan sonraki sürede fırçalama ve diş ipi kullanımı sırasında iyileşme dokularındaki kanama normaldir. İşlemden 7-10 gün sonra bandaj çıkarılır. Üç ya da dört hafta içerisinde dişetleri normal görünümlerine kavuşur ancak dokunun tam olarak iyileşmesi için iki ya da üç aya ihtiyaç vardır.
Porselen yada kompozit inlay-onlay laboratuarda hazırlanan üstün estetik ve dayanıklılığa sahip dolgulardır. Büyük dolgu gerektiren dişlerde kompozit yada amalgam dolgu yerine hem estetik hem de dayanıklı olması nedeniyle porselen inlay-onlay uygulayabiliyoruz. Yapım aşamasında porselen kronlara göre dişte daha az madde kaybı gerektirdiği için inlay- onlay dolgular tercih edilir. Sadece çürük temizlenip dişin ölçüsü alınır. Laboratuarda hazırlanan porselen inlay dolgular daha sonra dişlere özel yapıştırıcılarla (adhesive sistemler) yapıştırılmaktadır. Özellikle büyük madde kaybı olan dişlere öncelikle kanal tedavisi uygulayıp gerekirse dişetinde basit cerrahi düzeltmeler (gingivoplasti - dişeti manikürü) yapıp üzerine onlay (laboratuarda hazırlanan porselen yada kompozit dolgu) yapılır. Bu sayede dişin ya da dolgunun kırılma riski oldukça düşüktür.
Doku dostu dolgulardır, biyolojik uyumları en yüksek olan malzemelerdendir. İleri teknoloji ile üretilirler Porselen dolgu yönteminde ağızdaki sağlıklı diş dokusuna zarar verilmez. Normal dolguda açılan diş kavitesi üzerinde yapılan birkaç değişiklik ile diş porselen dolguya hazır hale getirilmektedir. Ayrıca bu porselenler dişin sertliğine en yakın ve dişeti ile en uyumlu malzemelerdir. Sertliği dişin mine dokusuna çok yakın olduğu için diğer porselenler gibi dişleri aşındırmaz, kompozit dolgular gibi de aşınmaz. Özellikle büyük madde kayıplarında, kompozit dolgu veya kuron (kaplama) yerine tercih edilmelidir.